Tam bu noktada, KPMG'nin "Türkiye Müşteri Deneyimi Mükemmelliyeti 2025-2026 raporu'‘ imdadımıza yetişiyor. Ama bu raporu önemli kılan sadece genel trendleri doğrulaması değil; asıl olay, müşteri sadakatiyle ilgili bildiğimiz ezberleri bozan şaşırtıcı bulgularında. Gelin, Türkiye'deki müşteri deneyiminin geleceğine ışık tutan o 4 kritik maddeye yakından bakalım.

1. Yapay Zekanın Terfisi: Artık Asistan Değil, "Otonom Müdür"

Teknolojideki değişim artık sadece ufak iyileştirmelerden ibaret değil; yapay zekanın rolü kökten değişiyor. Durumu anlamak için yapay zekayı üç sınıfa ayıralım:

  • Geleneksel Yapay Zeka: Geçmişe bakıp tahmin yapar.

  • Üretken Yapay Zeka (Generative AI): Verileri alıp yeni içerikler üretir.

  • Ajan Yapay Zeka (Agentic AI): İşte yeni oyun kurucu bu! Sizin adınıza hedefleri kovalayan, kendi kendine iş bitiren sistemler.

Artık yapay zeka sadece bir "araç" değil. Ajan Yapay Zeka ile birlikte teknoloji; algılıyor, akıl yürütüyor ve yönetiyor. Bu, "Toplam Deneyim (TX)" dediğimiz, müşteriden çalışana herkesin hayatını kolaylaştıran yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Yani yapay zeka artık verimlilik sağlayan bir asistan değil; sorunları siz daha fark etmeden çözen bir "stratejik ortak".

KPMG'den Gökhan Mataracı durumu şöyle özetliyor: "Artık sadece iş yapan değil, sonuç üreten, akıl yürüten bir yapay zeka seviyesine geliyoruz. Bu sistemler kurumlara sadece hız katmıyor; müşteriyi anlayan ve sorunları doğmadan çözen bir yapı sunuyor."

2. Enflasyon Çağında "Hız" Gözden Düştü, Kral Artık "Güven"

Cüzdanlar sıkışınca hepimiz daha seçici olduk, değil mi? Rapor diyor ki, katılımcıların %94'ü enflasyon yüzünden alışveriş alışkanlıklarını değiştirmiş. Paranın değeri bu kadar artınca, "aldığım hizmete değiyor mu?" sorusu daha yüksek sesle sorulur oldu.

İlginç olan şu: Eskiden bizi tavlayan "Hız ve Kolaylık (Zaman ve Efor)", artık bizi etkilemiyor. Çünkü artık hızlı olmak bir lütuf değil, zorunluluk (hijyen faktörü). Hızlısınız diye kimse sizi övmez ama yavaşsanız siler.

Peki, müşteriyi ne kazanıyor? "Dürüstlük" ve "Samimiyet". Veriler çok net: Hıza yapılan yatırımın getirisi düşerken, dürüstlüğe ve kişiselleştirmeye yapılan yatırım sadakati artırıyor. Yani bu devirde müşterinin kalbine giden yol hızdan değil, ona verdiğiniz güven hissinden geçiyor.

3. İnsan Paradoksu: Teknoloji Arttıkça İnsanı Daha Çok Arıyoruz

Çok ilginç bir çelişkiyle karşı karşıyayız: Yapay zekaya alıştıkça, "insan teması" eksikliğinden daha çok korkar olduk.

Müşterilerin endişelerine baktığımızda şaşırtıcı bir tablo çıkıyor: "Verim çalınır mı" veya "işlem yarım kalır mı" korkusu azalmış. Ama "Ya karşıma bir insan muhatap bulamazsam?" korkusu %43'e fırlamış! Özellikle kadın tüketicilerde bu oran daha yüksek; empatik, birebir bir destek istiyorlar. Erkekler ise daha çok "işim çözülsün de nasıl çözülürse çözülsün" modunda.

Özetle; robotlarınız ne kadar zeki olursa olsun, müşterileriniz bir sorun anında "B Planı" olarak kanlı canlı bir insanla konuşabilmeyi garanti altına almak istiyor.

4. Anadolu Anomalisi: "Adını Bilmek", Mükemmel Uygulamadan Daha Değerli

Genelde en iyi müşteri deneyimi skorlarının İstanbul gibi metropollerden çıkmasını beklersiniz, değil mi? Yanıldınız. Şampiyonlar Doğu Karadeniz ve Güneydoğu Anadolu!

Neden mi? Çünkü oralarda "ilişki kültürü" hala çok güçlü. Bir müşterinin adını bilmek, hal hatır sormak gibi basit insani dokunuşlar, sadakati tavan yaptırıyor. Ayrıca bu bölgelere yapılan yeni yatırımlar, halkta güçlü bir "iyileşme ve gelişme" algısı yaratıyor.

Bu "Anadolu Anomalisi" bize şunu hatırlatıyor: Mükemmel tasarlanmış ama ruhsuz bir dijital ekran, bazen sıcak bir "Hoş geldiniz Ahmet Bey" sözünün yerini tutamıyor.

Editörün Notu: Gelecek, İnsan Odaklı Teknolojide

KPMG raporunun ana fikri aslında çok net: Teknoloji amaç değil, araçtır.

2025'te kazanan şirketler, en iyi yapay zekaya sahip olanlar değil; o yapay zekayı sarsılmaz bir dürüstlük ve derin bir insan bağıyla harmanlayabilenler olacak. Otonom sistemler kurarken kendimize sormamız gereken soru şu: "Bunu insanın yerini alsın diye mi yapıyoruz, yoksa insanın değerini artırsın diye mi?"

*Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz

Yorumlar

or to participate