LEGO, teknolojiyi oyunun ruhunu çalmak için değil, onu zenginleştirmek için kullanarak, çocukların ve ebeveynlerin en derin beklentilerine yanıt veren bir "deneyim tasarımı harikası" yaratmış durumda.
Ama buradaki sihir, Lego için akılları zorlayan bir veriye dayalı ve yaşayan bir deneyim ekosistemi. Buna birazdan geleceğiz. Önce Smart Play nedir, biraz daha öğrenelim:
LEGO Smart Play sistemi, dışarıdan bakıldığında sıradan LEGO parçalarına benzeyen ancak teknolojiyi oyunun önüne geçirmek yerine, onu oyunun bir parçası yapan ve sonsuz genişleme, etkileşim imkanı sunan bir sistem.
Sistemin Üç Temel Taşı:
Lego Smart Brick: Sistemin beyni olarak çalışan, sensörler, ışıklar, hoparlör ve işlemci içeren 2x4 boyutunda özel bir tuğla.
Lego Smart Tags: Belirli sesleri ve davranışları tetikleyen dijital kimliklere sahip 2x2 boyutunda özel karolar.
Lego Smart Minifigures: İçlerinde etiketler gömülü olan ve sisteme kimliklerini bildirerek özel etkileşimler başlatan minifigürler.,

Görünmez Teknolojinin Büyüsü:
LEGO'nun dehasının bir boyutu, teknolojiyi neredeyse tamamen "görünmez" kılma felsefesinde yatıyor. Şirket, "kullanıcının dikkatini fiziksel oyun deneyiminden uzaklaştırabilecek akıllı cihazlara bir alternatif yaratma" hedefini benimsemiş. Smart Brick'in içinde ivmeölçer, ışık ve ses sensörleri, hoparlör ve kablosuz şarj bobini gibi gelişmiş teknolojiler bulunsa da, dışarıdan bakıldığında bu sadece bir LEGO tuğlası. Bu sihirli hissi mükemmelleştirmek için LEGO, hazır bir çip kullanmak yerine kendi özel ASIC çipini tasarlamış.
Tuğlalar konuşmaya başladığında nu görünmez teknoloji, somut oyun deneyiminde kendini gösteriyor. CES'teki demolardaki bazı sihirli anlar şunlardı:
Motorlarını çalıştıran ve gürleyen LEGO arabaları.
Yere yan yatırıldığında vaklayan ve hatta horlayan bir LEGO ördeği.
Ters çevrildiğinde "woah!" diye haykıran bir LEGO uçak pilotu.
Bitiş çizgisindeki kupanın, yarışı kazanan arabanın rengini ışıklarıyla göstererek galibi ilan etmesi.

Tanıtımda ise risksiz ve herkesi kapsayacak Star Wars seti kullanılıyor. Bir yetişkin Lego kullanıcısı genelde Lego’yu inşa edip sergiler. Ancak Smart Brick bu sergileme kültürünü de değiştiriyor. Bir hayal edelim, X-Wing’in yanından geçtiğinde sensörlerin devreye girip ışıkların yanması, motor sesinin duyulması; hatta diğer Star Wars serileriyle yakın etkileşime girdiğinde adeta filmin içine çekmesi sizce de harika değil mi? Tabi yüzlerce dolarlık fiyat etkiletini de kendiliğinden açıklayan özellikler bunlar J
Ancak akılları zorlayan konu, bu yeni dünyanın Lego için veriye dayalı bir deneyim ekosistemi kurması!
LEGO, bu tuğlalar sayesinde ilk kez "müşterinin evde ürünle nasıl oynadığına" dair anonim de olsa veri toplama şansına sahip olabilir. Artık neyi ne kadar, ne zaman oynadığımızı, hangi diğer ürünlerle etkileşime soktuğumuza dair tüm veriyi sunuyoruz. Bu inanılmaz hazine ile Lego, aklımızın almayacağı geliştirmelerin de kapısını açıyor.
Biraz da müşteri deneyimi veri setleriyle düşünelim. Bu sihir etkisi ile NPS’de(Net tavsiye skoru), yazılım güncellemeleri, veriye dayalı tamamlayıcı ürün geliştirmeleri ve önerileriyle de CLV’de (müşteri yaşam boyu değeri) inanılmaz yükselişler işten bile değil. Artık üründen sıkılmak, rafda unutmak ve ilgiyi kaybetmek, yani churn (müşteri kaybı) çok daha düşük olabilir.
LEGO'nun Smart Play sistemi, teknolojiyi fiziksel oyunun ruhunu bozmadan, aksine onu zenginleştirerek entegre eden bir müşteri deneyimi şaheseri. Şirket, dijital zekayı fiziksel nesneye gömerek "akıllı oyuncak" kavramını yeniden tanımlıyor ve oyunun kurallarını değil, oyunun dokusunu değiştiriyor.
Bu yenilik, sadece LEGO'nun geleceği için değil, tüm oyuncak endüstrisi için bir ilham kaynağı. Bize, teknolojinin hayal gücünü yok etmeden, aksine onu nasıl ateşleyebileceğini gösteren parlak bir örnek sunuyor. Geleceğin oyun deneyimleri işte böyle olacak: akıllı, etkileşimli ve en önemlisi, hala sihirli.
Bir süredir ortalıtka gözükmeyen phygital kavramını yakında çok daha fazla duyacak ve farklı markalarla işbirliklerinden tutun, taklit eden yaklaşımlara kadar çok yankısı duymaya devam edeceğiz gibi görünüyor.