Son Nord CX’in Merak Defteri Podcast ikinci bölümümüzde derinlemesine konuştuk; Türk firmaları operasyonel kasları, çeviklikleri ve kriz yönetimi becerileriyle aslında dünya devleriyle başa baş -hatta bazen önde- yarışıyor. Ancak iş "hikayeyi paketlemeye" gelince biraz çekingen kalıyoruz.
Bugün, o çekingenliği üzerimizden atma günü. Masamızda sizin için derlediğimiz, global prestije giden en net yollar, içeriden tüyolar ve 2026 takvimi var.
Neden Zahmet Edelim?
Sadece ofise kristal bir plaket koymak için mi? Hayır. Uluslararası bir ödül süreci aslında en ucuz ve en etkili "Check-Up" yöntemidir.
Benchmarking: Rakiplerinizin (veya globaldeki emsallerinizin) ne yaptığını, çıtanın nerede olduğunu net bir şekilde görürsünüz.
Feedback Raporu: Jüri üyeleri (ki aralarında ben de varım J) projenize puan vermekle kalmaz, size "Şurada iyisin ama veriyi şurada eksik kullanmışsın" diye geri bildirim verir. Bu rapor, parayla satın alamayacağınız bir danışmanlıktır.
Yetenek Mıknatısı: "Dünya şampiyonu bir ekipte çalışmak", İK markanız için paha biçilemezdir.
İlham Alma: Bu yarışmalarda, sektörün en iyi uygulamalarını görme, uluslararası networking’le eşsiz bir bilgi alışverişi imkanına kavuşuyorsunuz. Bir sonraki projenizle ilgili aradığınız ilham perileri, bu yarışmalarda dolanıyor!
2026 Radarınızda Olması Gereken "Devler Ligi"
Bu yıl için başvuru imkanı 5 önemli yarışma, sayısız kategori var:
CX dünyasının "Oscarları" kabul edilir. En köklü ve en geniş katılımlı organizasyondur. Birçok Türk markasının bayrak gösterdiği bu platform, global görünürlük için ilk duraktır. Atasun’un da keynote speaker olarak sunum yaptığı ve yıllardır jüri başkanlığı yaptığı bu yarışmada yarışan projeler, firmalar, hakikaten sıradışı.
Başvurular genellikle Mart-Nisan gibi açılır, Ağustos civarı son başvuru tarihi olur ve sonbaharda finaller yapılır.
Burası stratejik olarak en sevdiğimiz ve Türk firmaları için "gizli fırsat" barındıran yer. Neden mi?
Matruşka Modeli: Tek başvuruyla iki ligde yarışırsınız. Sistem sizi hem global devlerle (World Series) hem de kendi bölgenizle (Regional Awards) yarıştırır. "Dünya birincisi olamazsam bile Avrupa Bölge Birincisi dönerim" deme şansınız var.
Akademik Ciddiyet: Puanlama sistemi İngiltere'deki University of Dundee İşletme Fakültesi tarafından denetlenir. Yani "hatır gönül" işi değil, sıkı bir matematik konuşur.
Prestijli İmza: Bu yarışmanın en büyük artısı akreditasyonudur. Kazanan projeler, Atasun’un da yönetim kurulunda direktör olarak görev yaptığı, dünyanın en saygın CX otoritelerinden Customer Institute tarafından sertifikalandırılır. Yani ödülün arkasında bizim imzamız var; bu da o kristale "akademik ve global bir geçerlilik" kaşesi vuruyor.(Ve evet, Atasun bu yarışmanın da jürisinde.)
Zamanlama: Başvurular Mayıs başına kadar devam ediyor, finaller Ekim'de.
2026’da Atasun’un jüri üyeleri arasında olduğu bu yarışmada çok önemli bir farklılık var. İki ana kategoride başvuru imkanı sunuyor! Müşteri deneyimi ve teknolojileri için tedarikçilerin başvurabileceği ayrı başlıklar da var. Türkiye’de de çok iyi CX tedarikçileri, harika projelere imza atıyor. Bazen müşterileri çeşitli nedenlerle bu yarışmalara katılmamış olabiliyor ancak tedarikçi olarak da başvuru sürecinin direksiyonuna geçebilir ve kendilerini uluslararası arenada gösterebilirler.
Atasun’un bir diğer jüri başkanı olduğu ve önemli fırsatlar barındırdığına inandığı yarışma da bu. Körfez Bölgesi (BAE, Suudi Arabistan, Katar vb.), Türk firmalarının (inşaat, perakende, mobilya, yazılım) en yoğun olduğu pazarlardan biri.
Eğer Körfez bölgesinde bir operasyonunuz, ofisiniz veya o bölgeye hizmet veren bir ihracat ağınız varsa, burası sizin için "deplasman" değil, ev sahibi avantajı kullanabileceğiniz bir yer.
Katılım için projenizin Körfez bölgesindeki müşterilere dokunmuş olması veya o bölgede uygulanmış olması gerekir.
Size içerden bilgi vermek istiyoruz - Bölgedeki dijital dönüşüm iştahı çok yüksek. Türk firmalarının teknoloji ve insan odaklı yaklaşımları, yerel rakiplere göre çok daha inovatif bulunuyor. Değerlendirebilirsiniz.
Yine jüri üyeleri arasında yer aldığımız bir diğer prestijli yarışma da bu. Dikkatli olmanız gereken önemli bir nokta var: Eğer projenizin ABD pazarında somut bir etkisi veya orada bir operasyonunuz yoksa, sadece "biz yaptık güzel oldu" diyerek başvurmayın. Bölgesel uygunluk (Eligibility) kriterlerine takılabilirsiniz.
Jüri Koltuğundan 3 Altın İpucu
Atasun’un Chair of Judges olarak yüzlerce dosya okuduğu, sayısız sunumda gördüğü, kazananı kaybedenden ayıran o ince çizgiler şunlar:
Kategori Mühendisliği Yapın: En iyi projenizle "yanlış" kategoriye başvurmak, Ferrari ile off-road yapmaya benzer. Projenizin hikayesi hangi başlığa (İnovasyon mu? Kültür mü? Dönüşüm mü?) daha uygun? Stratejik seçin. Birden fazla kategoriye başvuracaksanız da kesinlikle aynı başvuruyu copy-paste’le diğer kategorilere de göndermeyin. Her birinin kriteri farklı, mutlaka özelleştirmelisiniz.
"Eee, Yani?" Testini Geçin: Projeyi anlattınız, teknolojiyi övdünüz. Jüri okuduğunda "So What?" (Eee, yani?) diyorsa kaybettiniz. NPS 30'dan 50'ye çıktıysa, bu şirkete kaç dolar kazandırdı? Churn ne kadar düştü? Duyguyu matematikle kanıtlayın.
Devlet Dairesi Dili Kullanmayın: Başvuru formu bir dilekçe değildir; bir film senaryosudur. Jürinin dikkat süresi kısıtlı. Giriş, gelişme ve (çarpıcı) sonuç kurgusunu akıcı bir dille yapın.
Elinizde harika bir proje var ama nasıl paketleyeceğinizden emin değil misiniz? Ya da hangi yarışmanın sizin hedeflerinize uygun olduğunu mu kestiremiyorsunuz? Tecrübeli bir danışmanla görüşmeden projenizi riske atmayın!
Projenizin global standartlarda bir "case study"ye dönüşmesi gerek. Podcast'te de bahsettiğimiz gibi; bazen elinizdeki elması doğru ışıkta tutmak, onu yeniden kesmekten daha değerlidir.
Hazırsanız, 2026 sizin yılınız olabilir.