Ancak bu durum, yapay zekanın öncülük ettiği köklü bir değişimle sona ermek üzere. Bu yeni yaklaşım, perakende sektörünü bugüne kadarki en önemli dönüşümün eşiğine getiren ve "agentic commerce" olarak adlandırılan yeni bir çağı başlatıyor. Bu dönem, basit dijital etkileşimlerin ve pasif araçların çok ötesine geçerek, yapay zeka agent’larının karmaşık ve çok adımlı eylemleri müşteriler adına otonom bir şekilde gerçekleştirmesini ifade ediyor. Bu köklü dönüşümün amacı yalnızca verimliliği artırmak değil, aynı zamanda doğru müşterileri bularak satın alma süreçlerini onlar için olabildiğince kolaylaştırmak. (Yani her açıdan duygusal:) 

Bu Dönüşümün Arkasındaki Güç: Google'dan Gemini Enterprise for Customer Experience 

Bu yeni çağın potansiyelini ortaya çıkarmak üzere 11 Ocak 2026’da Google Cloud, "Gemini Enterprise for Customer Experience" adlı yeni platformunu duyurdu. Bu çözüm, alışveriş ve müşteri hizmetlerini tek bir akıllı arayüzde birleştirmek üzere tasarlandı. En önemlisi, bu platform ilk ürün keşfinden satın alma sonrası otonom sorun çözümüne kadar müşteri yaşam döngüsünün tamamını yönetebilecek kapasiteye sahip. Google'ın en gelişmiş Gemini modelleriyle güçlendirilen bu platform, işletmelerin aylar süren geliştirme süreçleri yerine, günler içinde konuşlandırabileceği yeni, önceden oluşturulmuş ve yapılandırılabilir agent’lar sunuyor. Platformun temel hedefi, müşteri deneyimini yeniden şekillendirerek pasif gezinmeyi aktif eyleme dönüştürmek. 

Sıradan Sohbet Robotlarının Ötesinde: Yeni Nesil Agent’lar Neler Yapabiliyor? 

Yeni nesil yapay zeka agent’ları, sıradan sohbet robotlarının çok ötesinde yeteneklere sahip: Yeni "Shopping agent" özelliği, metin, ses ve görüntüleri işleyerek proaktif bir dijital konsiyerj gibi hareket ediyor. Örneğin, süpermarket zinciri Kroger ise bu teknolojinin ne kadar devrimsel olabileceğini çarpıcı bir şekilde gösteriyor: Müşteriler artık elle yazılmış bir yemek tarifinin fotoğrafını çekip aracıyla paylaşabiliyor. Aracı, el yazısını okuyor, hangi malzemelerin gerektiğini anlıyor ve üye indirimlerini uygulayarak tüm ürünleri doğrudan alışveriş sepetine ekliyor. 

 Bu teknoloji, farklı sektörlerin kendine özgü ihtiyaçlarına da uyum sağlıyor. Dünyanın en büyük pizza zincirlerinden Papa John's, geliştirilmiş "Food Ordering agent" ile mobil uygulamalar, kiosklar ve hatta araç içi sistemler üzerinden doğal dilde sipariş almayı mümkün kılıyor. Bu aracı, akıllı ek satış önerileri sunarken menüleri de tüm platformlarda gerçek zamanlı olarak senkronize ediyor. Güzellik sektöründe ise The Estée Lauder Companies ve Jo Malone London, markanın imzası niteliğindeki mağaza içi danışmanlık hizmetini dijital dünyaya taşıyan "AI Scent Advisor" aracını geliştirdi. Müşterilerin kokuları kendi doğal dilleriyle tarif etmelerine imkan tanıyan bu aracı, kişisel tercihleri markanın karmaşık koku verileriyle eşleştirerek müşteriyi meraktan emin bir satın almaya yönlendiren özel öneriler sunuyor. 

Yapay zekanın dönüştürücü gücü, sadece çevrimiçi deneyimlerle sınırlı kalmıyor; fiziksel mağazaları da yeniden şekillendiriyor. The Home Depot, "Magic Apron" adlı aracısıyla müşterilere sohbet veya sesli komutlarla binlerce dilde proje planlama desteği sunarken, mağaza içinde reyon seviyesinde hassas navigasyon ve ürün bilgisi sağlıyor.  

Müşteri Sadakatini Yeniden Tanımlayan Bir Gelecek 

Agentic commerce, müşteri deneyiminde temel bir zihniyet değişikliğini temsil ediyor. Artık müşterilerin pasif bir şekilde bilgi aradığı dönem sona eriyor; bunun yerine yapay zeka aracılarının onların adına proaktif ve otonom olarak hareket ettiği bir geleceğe adım atıyoruz. Google Cloud, bu teknolojiyle perakendecilere, parçalanmış dijital ve mağaza içi etkileşimleri tek ve zahmetsiz bir deneyime dönüştürme "süper gücü" veriyor. Bu dönüşümle birlikte müşteri memnuniyeti ve marka bağlılığı yeni bir boyut kazanacak; sadakat artık müşterinin niyetini proaktif olarak anlayan ve onun adına hareket eden bu akıllı aracılarla kurulan kesintisiz ve güvene dayalı ilişkiye bağlı olacak gibi görünüyor.

Yorumlar

or to participate