20.000'den fazla tüketicinin katılımıyla hazırlanan Qualtrics 2026 CX Raporu, markalar için hem büyük bir fırsat penceresi hem de ciddi "sessiz" riskler barındırıyor.
Küresel belirsizliklerin ve teknolojik dönüşümün ortasında, tüketiciler değişime her zamankinden daha açık bir tutum sergiliyor. Ancak Qualtrics, markaların bu fırsatı sadece maliyet düşürmek için yapay zekaya sarılarak heba etmemesi gerektiği konusunda uyarıyor.
İşte 2026 stratejilerinizi belirleyecek o çarpıcı başlık ve raporun öne çıkan 5 kritik noktası:
1. Yapay Zeka Destekli Hizmetlerde "Fayda" Krizi
Yapay zekaya duyulan genel güven artış gösterse de, bu durum henüz müşteri desteği tarafına yansımış değil. Her 5 tüketiciden biri, müşteri hizmetlerinde yapay zeka kullanımından hiçbir fayda görmediğini belirtiyor; bu oran diğer tüm AI kullanım alanlarından 4 kat daha yüksek bir başarısızlık oranına işaret ediyor. Tüketiciler yapay zekayı insanla bağ kurmak için bir engel değil, insan deneyimini güçlendiren bir araç olarak görmek istiyor.
2. Anket Yorgunluğu ve "Sessiz Terk Ediş"
Geleneksel anketler artık gerçek tabloyu sunmakta zorlanıyor. Kötü deneyim yaşayan tüketicilerin %30'u artık hiçbir geri bildirim vermeden sessizce uzaklaşıyor; bu oran son beş yılın en yüksek seviyesinde. Şirketlerin artık sadece anketlere değil; çağrı kayıtları, sohbet verileri ve davranışsal sinyaller gibi müşterinin "doğal" bıraktığı izlere (unsolicited data) odaklanması kritik hale geliyor.
3. Fiyat Karar Verdirir, Deneyim Sadakat Sağlar
Ekonomik baskılar nedeniyle "paranın karşılığını almak" (value for money), 2026'da tüketici seçimlerinde bir numaralı faktör olmaya devam ediyor. Ancak rapor kritik bir ayrım yapıyor: Uygun fiyat müşteriyi kapıdan içeri sokabilir; ancak gerçek sadakat ve güveni inşa eden unsur, ürün kalitesi ve iyi müşteri hizmetinin birleşimi olan "deneyim"dir.
4. Kişiselleştirme Paradoksu: Şeffaflık Yeni Güvendir
Tüketicilerin %64'ü kendilerine özel tasarlanmış deneyimleri tercih ediyor. Ancak, bu kişiselleştirme için verilerinin paylaşılmasının "maliyetine" değdiğini düşünenlerin oranı sadece %39'da kalıyor. 2026'da güven kazanmanın yolu, verinin nasıl toplandığı konusunda tam şeffaflık sağlamak ve müşteriye bu veri üzerinde kontrol ve silme hakkı tanımaktan geçiyor.
5. Kötü Deneyimin Markaya Ağır Maliyeti
Deneyimdeki hataların faturası markalar için her zamankinden daha ağır. Raporun en çarpıcı verilerinden biri, her iki kötü deneyimden birinin (%50) tüketicinin harcamalarını kısması veya markayı tamamen terk etmesiyle sonuçlanması. Memnun bir müşteri 4 kat daha fazla güven duyarken, 2.5 kat daha fazla harcama yapma eğilimi gösteriyor.
Raporun tamamına buradan erişebilirsiniz.