Müşteri deneyiminde uzun süredir gözlemlediğim bir paradoks var: En kritik hizmetleri sunan sektörler, çoğunlukla CX dönüşümünde en son sıraya oturur. Elektrik, su, doğal gaz — yani hayatın altyapısını oluşturan hizmetler — bu tablonun tam ortasında yer alır.

KPMG İngiltere'nin yakın zamanda düzenlediği Understanding the Energy Transition etkinliği, bu tabloyu hem teyit etti hem de değiştirmek için gereken reçeteyi ortaya koydu. BP'nin eski CX ve Dijital Ürün Teslimatı Başkan Yardımcısı Des Johnson, Yorkshire Water CX Direktörü Nicola Harris, KPMG Ön Ofis Başkanı Duncan Knight ve etkinliğin ev sahibi, KPMG'nin Müşteri ve Dijital alanındaki direktörü Laura Sharp, sektörün nerede durduğunu ve nereye gittiğini çarpıcı bir netlikle tartıştı.

Beklenti Enflasyonu: Özel Sektör Çıtayı Herkese Yükseltiyor

Des Johnson beklenti dinamiğini çok yerinde bir gözlemle özetledi: "Bir müşteri olarak minimum beklentiniz, yaşadığınız son harika deneyim tarafından belirlenir. Artık 'iyi' olan bu olur."

Bu saptama, müşteri deneyimi literatüründe "beklenti enflasyonu" (expectation inflation) olarak bilinen olgunun bir özetidir. Ben HBR Türkiye'deki yazımda bu dinamiği şu çerçevede ele almıştım: Tüketicinin özel sektörden edindiği sorunsuz dijital deneyimler, kamu hizmetlerine olan beklentilerini de doğrudan yeniden kalibre eder. Bir vatandaş, bir e-ticaret platformunda anında çözüm bulduğunda, elektrik arızasını bildirdiği kanaldan da benzer bir akıcılık bekler. Bu beklenti, "kamu hizmeti zaten böyle çalışır" gibi geleneksel kabullerle artık bağdaşmıyor.

KPMG'nin 16 pazarda 80.000'den fazla tüketiciyle yürüttüğü Global Customer Experience Excellence 2025 - 2026 araştırması da bu gerçeği gözler önüne seriyor: Kamu hizmetleri sektörü, adeta nal topluyor.

Bu bir lanet değil; bir fırsat. Çünkü başlangıç noktası düşük olduğunda, iyi tasarlanmış bir adım dramatik etki yaratabilir. Nitekim KPMG'nin Avustralya raporuna göre kamu hizmetleri sektörü 2025'te yıllık bazda yüzde 2,6'lık bir iyileşme kaydetti; yapay zeka destekli proaktif bakım ve duygu analizi araçları bu artışın temel sürükleyicileri oldu.

Laura Sharp ve KPMG'nin Çerçevesi: Bir Rapordan Fazlası

Etkinliğin ev sahibi Laura Sharp, bu tartışmanın yalnızca bir panel değil, Redefining Customer Engagement in Utilities başlıklı kapsamlı bir KPMG raporuyla desteklenen stratejik bir çerçeve olduğunu vurguladı. On yılı aşkın CX ve hizmet tasarımı deneyimiyle müşteri deneyimi ve dönüşüm alanında uzmanlaşmış bir direktör olan Sharp, söyleşi boyunca üç katılımcının bakış açılarını birbirine bağlayan ve pratiğe döken çerçeveyi sundu. KPMG'nin raporunda da vurgulanan temel saptama şu: Enerji, gaz ve su kuruluşları artık yalnızca operasyonel verimlilikle değil, müşterilerini ne kadar iyi anladıkları ve onlarla ne kadar etkili etkileşime girdikleriyle ölçülüyor.

Doğru Kanal, Doğru An, Doğru Empati

Etkinliğin en güçlü anlarından biri, dijitalleşmeye ilişkin yaygın bir yanılgıyı doğrudan hedef aldı. Yorkshire Water CX Direktörü Nicola Harris konuyu çarpıcı bir örnekle somutlaştırdı:

Evinin önünde kanalizasyon akan bir müşteri chatbot'la ilgilenmek istemez. Gerçek bir insanla konuşmak ister. Ama müşterinin gerçekte istediği şey, ihtiyacının hızla anlaşılması ve karşılanmasıdır. Yapay zeka tam burada devreye giriyor: Temsilcilerin doğru çözümlere daha hızlı ulaşmasını sağlarken, işin genelinde müşteri gündemini destekleyen karar ve kullanışlı içgörüler üretiyor.

"Hangi kanalı açalım?" sorusundan önce "bu müşteri bu anda ne istiyor, neye ihtiyaç duyuyor?" sorusunu sormak CX tasarımının özüdür. Yapay zeka bu çerçevede bir otomasyon aracı değil, insan temsilcisinin kapasitesini artıran bir amplifikatör olarak konumlanıyor. Sharp da KPMG'nin yaklaşımını benzer bir şekilde çerçeveledi: En iyi araçlar, her düzeydeki kullanıcıyı güçlendirirken onları bunaltmamalı; başarılı uygulamalar ürün odaklı hız ile insan odaklı bağlılığı bir arada taşımalı.

Uyum Bir Hedef Değil, Minimum Eşik

Etkinlikteki güçlü bir uzlaşı noktası şuydu: Düzenleyici uyum, bir hedef değil, hijyen faktörüdür. Nisan ayında yürürlüğe giren İngiltere'deki Özel Önlemler Yasası, su şirketlerinin önemli kararlarında müşteri tercihlerini dikkate aldıklarını kanıtlamalarını zorunlu kılıyor. Ancak katılımcılar bu tür düzenlemelerin, "müşteri için doğru olanın aynı zamanda iş için de doğru olan" inancını özümsemiş bir kurumsal kültürün doğal yan ürünü olması gerektiği konusunda hemfikir.

Bu perspektif, düzenleyici baskının ötesine geçen bir olgunluğu temsil ediyor. Uyumu kovalayan şirketler ile müşteri odaklı kültürü içselleştiren şirketler arasındaki uçurum, zamanla hem müşteri memnuniyetinde hem de marka güveninde açıkça görünür hale geliyor. 

Vizyon Önce Gelir, Teknoloji Sonra

KPMG Ön Ofis Başkanı Duncan Knight teknolojiye ilişkin yaygın bir yanlışı düzeltti:

Teknolojiyi ve yapay zekayı güçlü birer kolaylaştırıcı olarak görmeliyiz, ama mucize çözüm olarak değil. Her zaman 'bu neden önemli?' ve 'sunmak istediğimiz müşteri deneyimleri neler?' sorularına geri dönmek gerekiyor. Vizyon ile başlayın, teknolojiyle değil. CX bir takım oyunudur. Tüm departmanların gündeminin parçası olmalı.

Etkili bir strateji olarak öne çıkan yaklaşım ise "halo müşteri yolculukları"na odaklanmak: En temel önem taşıyan deneyimler belirleniyor, bu yolculuklar içindeki "önem taşıyan anlar" (moments that matter) tespit ediliyor ve müşteri çıktıları açısından mevcut durum ölçülerek iyileştirmeler adım adım yineleniyor.

Yenilik konusunda ise Des Johnson cesur ama ölçülü bir tutumu savundu: "Başarısız olmaktan korkmayın: Başarısızlığın maliyetini kontrol edin, hızını değil. Metriklerinizi amansızca takip edin, hipotezinizi doğrulayın ya da çürütün. Bir başarıya ulaştığınızda bu, hızla ölçeklendirmek için gereken güveni inşa eder. Küçük başlayın, hızlı ilerleyin, başarıyı doğrulayın, ölçeklendirin."

Verinin "Altın Kayıt" Yolculuğu

Duncan Knight, veri meselesini şöyle çerçeveledi: "Hedef, birleşik ya da 'altın müşteri kaydı'na ulaşmaktır — pek çok kuruluş bu yolculuğun içinde. Verinin nerede durduğu, nasıl yönetilip yönetileceği ve nerede barındırılacağı soruları yanıtlanmalı. Sıralama kritik: Dijitalleştirirken veriyi düşünün, sonrasında değil."

Veri kalitesinin doğrudan insan etkisi ürettiğinin en somut örneğini ise Nicola Harris verdi: "Doğru veriyi doğru anda yüzeye çıkarabilmemiz kritik. Yaşlı ya da engelli bir müşteri bir olay anında öncelikli destek ihtiyacı duyabilir — bu kişinin tam olarak neye ihtiyacı olduğunu bilmemiz gerekiyor. Daha geniş ölçekte ise kaliteli ve doğru veriye erişim, müşteri ihtiyaçlarını proaktif ve önleyici biçimde karşılamamıza yardımcı oluyor."

Verimlilik mi, Deneyim mi? İkisi Birden.

Duncan Knight, kapanışta tartışmanın belki de en kalıcı mesajını iletti: "Yapay zeka ve diğer teknoloji tabanlı otomasyonlar aracılığıyla yalnızca operasyonel maliyet tasarrufu peşinde koşamazsınız — CX üzerindeki etkiyi de hesaba katmak zorundasınız. Doğru yapıldığında yapay zeka her ikisini de sağlar: müşteriyi memnun etmek için yeniden yatırıma dönüştürebileceğiniz verimlilik tasarrufu. İşte kazanılacak gerçek kazan-kazan budur." 

Türkiye Bağlamı: Fırsatın Farkında Olmak

KPMG'nin etkinliğinde tartışılan dinamikler evrensel; ama her coğrafyada farklı bir tona bürünüyor. Türkiye enerji ve kamu hizmetleri sektörü de bu tartışmanın tam ortasında duruyor  hem güçlü bir dönüşüm iradesiyle hem de kendine özgü yapısal karmaşıklıklarıyla.

TEDAŞ'ın 2025 MENDEKS raporunda enerji sektörünün müşteri memnuniyeti öncü markalarından biri olarak yer alması, sektörün hareketsiz kalmadığının önemli bir göstergesi. Bu ilerlemenin üzerine inşa etmek için etkinliğin sunduğu çerçeve son derece değerli üç soru ortaya koyuyor:

Beklenti enflasyonunu ölçüyor musunuz? Türk tüketicisi, dijital hizmet deneyimlerinden aldığı referansla kamu hizmetlerine bakıyor. HBR Türkiye'de kaleme aldığım yazıda da vurguladığım gibi, özel sektördeki mükemmel deneyimler kamuya olan talepleri de dönüştürüyor. Bu beklenti boşluğunu sistematik olarak izlemek, nereye odaklanılacağını gösteriyor.

Dijitalleştirme mi, yoksa deneyim tasarımı mı? Nicola Harris'in kanalizasyon örneği, Türkiye dahil her pazarda geçerli. Kanal çoğaltmak ile o kanalı doğru anın doğru müşterisi için tasarlamak birbirinden çok farklı şeyler. Hangi yolculuklarda insan teması vazgeçilmez, hangi noktalarda dijital akıcılık memnuniyeti artırır? Bu sorunun cevabı müşteri verisinde gizli.

Savunmasız müşteri segmenti görünür mü? Dünya genelinde kamu hizmetleri şirketleri için en kritik gündem maddelerinden biri, ekonomik olarak kırılgan ya da farklı erişilebilirlik ihtiyaçları olan (Türkiye’nin nüfusunun hızla yaşlandığını da unutmayalım) müşterilere proaktif yaklaşım. Veri altyapısı bu segmenti ne kadar görünür kılıyor?

Sonuç: Devrimi Beklemek Değil, Başlatmak

KPMG'nin etkinliğinden çıkan mesaj, sektöre bir "devrim yapın" çağrısı değil; disiplinli, ölçülebilir ve insan odaklı bir ilerleme daveti. Kamu hizmetleri sektörü bir kırılma noktasında: Kuruluşlar artık yalnızca operasyonel verimlilikle değil, müşterilerini ne kadar iyi anlayıp onlarla nasıl etkileşime girdikleriyle ölçülüyor.

Bu değişim hızlanıyor. Ve hızlanan bir değişimde en avantajlı konum, erken hareket edenin…

Atasun Kaşbaş

Atasun Kaşbaş

Müşteri Deneyimi Stratejisti

25 yılı aşkın deneyime sahip Atasun Kaşbaş, Nord CX'in kurucusudur. Aynı zamanda Customer Institute direktörleri arasında yer almaktadır.CXM tarafından 2026'da dünyanın en etkili 150 CX profesyoneli arasında 7. sırada seçilmiştir. İstanbul Kültür Üniversitesi Mühendislik Fakültesi'nde Customer Experience Management dersleri verdi. Sayısız CX yarışmasında jüri başkanlığı yaptı, yapmaya devam ediyor. Türkiye'nin ilk ChatGPT entegreli müşteri hizmetleri sistemini hayata geçiren yazarın güncel paylaşımları için LinkedIn profili ve CX Bulletin platformunu ziyaret edebilir, iletişime geçmek için email gönderebilirsiniz. Blogdaki diğer strateji yazılarımızı incelemeye devam edebilirsiniz.

Yorumlar

Avatar

or to participate

Bunları da beğenebilirsiniz